Present Simple ile Present Continuous
Genellikle yaptığınız şey ile şu anda yapmakta olduğunuz şey arasındaki fark — İngilizcenin doğru yapmanızı istediği ilk zaman seçimi.
İngilizcenin iki şimdiki zamanı vardır, ve birbirinin yerine geçmezler. Aralarında seçim yapmak zaman türüyle ilgilidir, kibarlık veya resmiyetle değil.
Present simple: genel olarak doğru
Alışkanlıklar, rutinler, gerçekler ve kalıcı durumlar.
- I work in a hospital. (işim, her hafta)
- Water boils at 100°C. (her zaman doğru)
- She doesn't eat meat. (kalıcı bir tercih)
Tipik zaman kelimeleri: always, usually, often, sometimes, never, every day, on Mondays.
Present continuous: şu sıralar olan
Devam eden eylemler, ve geçici durumlar.
- I am working from home this week. (geçici)
- Look — it is raining. (tam şimdi)
- He is studying for an exam. (devam ediyor, belki bu saniye değil)
Biçim: am / is / are + fiil**-ing**.
Tipik zaman kelimeleri: now, at the moment, today, this week, currently.
-ing biçimini yazmak
| Fiil şununla biter | Kural | Örnek |
|---|---|---|
| çoğu harf | -ing ekleyin | work → working |
| sessiz -e | e'yi düşürün | make → making, write → writing |
| bir sesli + bir ünsüz (vurgulu) | ünsüzü ikiye katlayın | run → running, sit → sitting |
| -ie | -y'ye çevirin | lie → lying |
Karşıtlık
I live in Berlin. (kalıcı olarak)
I am living in Berlin. (şimdilik — bu değişecek)
She teaches maths. (mesleği)
She is teaching maths this term. (geçici bir düzenleme)
Continuous'un iki iş daha yaptığı yerler
Değişen durumlar. Bir şey gelişmekteyken, continuous hareketi gösterir.
- The days are getting shorter.
- Prices are rising again.
Sinir bozucu alışkanlıklar, always ile. Present simple bir alışkanlığı nötr olarak belirtir; continuous artı always bir şikayet ekler.
- He always loses his keys. (onun hakkında bir gerçek)
- He is always losing his keys! (ve beni çıldırtıyor)
Continuous'tan kaçınan fiiller
Bazı fiiller eylem yerine durum tanımlar, ve normalde simple kalır:
know, believe, understand, want, need, like, love, hate, prefer, belong, own, seem
❌ I am knowing the answer. ✅ I know the answer.
❌ She is wanting a coffee. ✅ She wants a coffee.
Birkaçı bunun yerine anlam değiştirir
Bir avuç fiil bir anlamda durum, başka bir anlamda eylemdir — ve o zaman her iki biçim de doğrudur, farklı anlamlarla.
| Simple (durum) | Continuous (eylem) |
|---|---|
| I have a car. (sahip olmak) | I**'m having** lunch. (yemek yemek) |
| I think you're right. (görüş) | I**'m thinking** about it. (zihinsel süreç) |
| It tastes salty. (nitelik) | She**'s tasting** the soup. (bilinçli bir eylem) |
| I see what you mean. (anlamak) | I**'m seeing** the doctor at four. (buluşmak) |
En yaygın hata
Dilinde tek bir şimdiki zaman olan öğrenciler her şey için simple kullanma eğilimindedir:
❌ What do you do? — I read a book. (şöyle duyulur: mesleğiniz mi?) ✅ What are you doing? — I**'m reading** a book.
Tek bir soru bunu çözer — bu genel olarak doğru mu, yoksa şu sıralar mı oluyor? Bu, neredeyse her durumu çözer.
İki soru yan yana
A: What do you do?
B: I'm a nurse. I work at the hospital on Queen Street.
A: And what are you doing at the moment? You look busy.
B: I'm covering nights this month, so I'm sleeping at strange times.
Work meslektir; covering ve sleeping sadece bu ay geçerlidir.
Kendinizi test edin
Aşağıdaki test her iki zamanı da karıştırır, durum fiilleri dahil.