Used To, Would ve Be Used To
Görünüşte benzer üç biçim, üç farklı iş — geçmiş alışkanlıklar, tekrarlanan geçmiş eylemler, ve bir şeye alışmış olmak.
Bu üçü birbirine benzer görünür ve oldukça farklı şeyler anlatır. Onları ayırt etmek klasik bir B1 dönüm noktasıdır.
used to + fiil — durmuş geçmiş bir alışkanlık
I used to smoke, but I gave up ten years ago.
We used to live in Prague.
Ana fikir: o zaman doğruydu, şimdi doğru değil. Şimdiki zamanla karşıtlık, tam olarak bu yapının anlamıdır.
Olumsuz ve soruda -d düşer:
I didn't use to like olives.
Did you use to play an instrument?
Şimdiki zaman versiyonu yoktur. Şu anki bir alışkanlık için present simple'ı bir sıklık zarfıyla kullanın: ❌ I use to go to the gym → ✅ I usually go to the gym.
Telaffuz: used to /ˈjuːs tə/ şeklinde okunur — z sesi değil s sesiyle, ve iki kelime birleşir.
would + fiil — tekrarlanan geçmiş eylem
Every summer we would drive to the coast.
My grandfather would sit on the porch for hours.
Would, eylemler için işe yarar, durumlar için değil. Sınır burasıdır:
✅ We used to have a dog. / ❌ We would have a dog. ✅ She used to be shy. / ❌ She would be shy.
Durumlar için — have, be, know, live, believe — sadece used to işe yarar. Eylemler için ikisi de işe yarar, ve would biraz daha edebi durur.
Bir kısıtlama daha: would, geçmiş zaman çerçevesinin zaten kurulmuş olmasını gerektirir. Bir hikayeyi I used to live in Prague ile açabilirsiniz, ama I would live in Prague ile açamazsınız. Sahneyi used to ile kurun, sonra ayrıntıları would'a taşıtın.
be used to + isim / -ing — alışkın
Bu tamamen farklı bir yapıdır, ve şimdiki zaman hakkındadır.
I am used to the noise now.
She is used to working nights.
-ing'e dikkat edin: burada used to'dan sonra bir isim veya gerund gelir, asla yalın bir fiil değil.
❌ I am used to work nights. ✅ I am used to working nights.
Bir saniyede nasıl ayırt edilir — sonrasında geleni izleyin. Yalın bir fiil (used to work) geçmiş alışkanlıktır. Bir isim veya -ing (used to the noise, used to working) "alışkın" yapısıdır.
get used to — alışmak
It took a month, but I got used to the early starts.
You'll get used to it.
Be used to durumdur; get used to ona ulaşma sürecidir. Her zamanı alabilir: I'm getting used to it · You'll get used to it · I never got used to it.
Üçü yan yana
| Biçim | Sonrasında | Anlam | Zaman |
|---|---|---|---|
| used to | yalın fiil | durmuş alışkanlık | sadece geçmiş |
| would | yalın fiil | tekrarlanan geçmiş eylem | sadece geçmiş |
| be / get used to | isim veya -ing | alışkın, alışmak | her zaman |
I used to drive to work. (geçmiş alışkanlık, şimdi durmuş)
I would drive to work every Monday. (tekrarlanan geçmiş eylem)
I am used to driving to work. (bunu şimdi normal buluyorum)
Eski bir meslektaşla buluşmak
A: Do you still cycle in?
B: No — I used to, but the traffic got too bad. I take the train now.
A: I remember you'd cycle in every day, even in January.
B: I did. I'm used to the train now, though. It took a while to get used to the early start.
Used to bırakılan alışkanlığı işaretler, would geçmiş kurulduktan sonra ayrıntıyı ekler, ve be/get used to ikisi de şimdiki zamanı tanımlar.
Kendiniz deneyin
Aşağıdaki test üçü arasında seçim yapmanızı ister.