Prompt Nedir? Yeni Programlama Dili Olarak İngilizce
Prompt, bir yapay zekânın izlemesi için İngilizce yazdığınız bir talimattır. İngilizce neden yeni programlama dili oluyor ve ilk promptunuzu nasıl yazarsınız.
Programlama eskiden bir makinenin anladığı bir dili öğrenmek demekti: Python, Java, C. Bunların yerini — önce yavaş, sonra birden — zaten konuştuğunuz dil alıyor. Bir yapay zekâ modeline verdiğiniz talimata prompt denir ve prompt, yeterince kesin yazılmış sade bir İngilizceden ibarettir.
Prompt nedir
Prompt, bir sonuç almak için yazdığınız mesajdır. Bir sohbet botundan «write a polite email refusing a meeting» isteyin — prompt tam olarak bu cümledir. Model onu okur ve yanıtlar. Kelime hem isim hem fiil olarak çalışır:
- My prompt was too vague. (isim)
- I prompted it to shorten the text. (fiil)
Generate, modelin yanıt olarak yaptığı şeyin fiilidir: yanıtı üretir, yani generates. Respond ve answer aynı anlama gelir, ama standart olan generate oldu çünkü model ezberden yanıtlamaz: talimatınıza uyan yeni bir metin üretir.
Temel fiiller
Birkaç fiil, bir modelden isteyebileceğiniz neredeyse her şeyi karşılar:
| Fiil | Örnek |
|---|---|
| write | Write a short introduction. |
| summarise | Summarise this in three sentences. |
| explain | Explain it like I'm a beginner. |
| translate | Translate this into Spanish. |
| list | List the main points. |
| rewrite | Rewrite it to sound more formal. |
| compare | Compare the two options. |
Dikkat edin: hepsi emir kipi (imperative), yani fiilin sade temel biçimi. Promptu çalıştıran gramer budur ve yol tarif ederken zaten kullandığınız gramerin aynısıdır.
İngilizce neden yeni programlama dilidir
Bir programlama dili çalışır çünkü belirsizliği yoktur — her talimatın tam olarak tek anlamı vardır, böylece makine sizi yanlış anlayamaz. İngilizce normalde bunun tersidir: birden çok anlamı olan kelimeler ve tona, bağlama dayanan cümlelerle doludur. Ama prompt yazarken İngilizceyi bir programcının kod yazdığı gibi yazarsınız — kısa, açık, hiçbir şeyi tahmine bırakmadan.
Bu kurs tam da bunu öğretir. Yeni kelime değil (birkaçıyla karşılaşacaksınız), zaten sahip olduğunuz İngilizceyi kullanmanın bir yolunu: kesin, harfiyen ve eksiksiz.
İlk promptunuz
Her seferinde aynı üç parçayla başlayın:
- Görev — ne istediğiniz. Write…, Summarise…, Explain…
- Konu — ne hakkında olduğu. …a cover letter… …this paragraph…
- Kısıt — nasıl istediğiniz. …in under 100 words… …for a beginner.
Zayıf bir prompt şöyle gelir:
Tell me about marketing.
Güçlü olanı şöyle:
Explain three low-cost marketing channels for a small bakery, in simple English, under 150 words.
Fark zekâ değil. Fark somutluktur — ne istediğinizi, kimin için ve hangi uzunlukta olduğunu adlandırmak.
Belirsiz bir prompt, istediğiniz yanıta mal olur. «Tell me about marketing» cümlesine model seve seve genel bir yanıt verir çünkü talimat ona daha fazlasını vermemiştir. Ne kadar çok şeyi açık bırakırsanız, o kadar çok tahmin etmek zorunda kalır.
«Prompt yazmayı öğrenmek» gerçekte ne demek
Bir bilgisayarla konuşmayı öğrenmiyorsunuz. Yanlış anlaşılamayacak bir İngilizce yazmayı öğreniyorsunuz — ve bu, sizi insanlar için de daha anlaşılır kılan aynı beceridir. Kursun geri kalanı bunu sırayla kurar: önce AI kelime dağarcığı, sonra talimat yazma, ardından işe yarayan promptların yapısı, modellerin sizi nasıl okuduğunun teknik katmanı ve son olarak en iyi sonucu veren prompt teknikleri.
Kendinizi sınayın
Aşağıdaki test, temel kelimeleri ve prompt fikrinin kendisini kontrol eder.